Connect with us

Manşet

SON DAKİKA… Ağır İthamlara Karşı Akşener’eden Zehir Zemberek Açıklamalar

İstifaların pençesinde bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, kendisine yönelik ithamlar karşısında zehir zemberek konuştu. Akşener, Şile’de düzenlenen istişare toplantısının açılışında, parti içindeki yolsuzluk iddialarıyla ilgili, “Benim ve ailemin belediyelerle işi gücü yok. İspat ederlerse politikayı bırakıyorum!” şeklinde konuştu.

AJANS65 TV – Peşpeşe istifaların yaşandığı İYİ Parti’de, genel başkan Meral Akşener’e yönelik ağır ithamlarda bulunuluyor. İthamlar karşısında Akşener, İstanbul Şile’de düzenlenen istişare toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Partisinden ayrılan milletvekillerine sitem eden Akşener, ayrılan isimlerin HDP’yi öne sürmesine ilişkin “Vekil seçilirken bir sorununuz yoktu” ifadesini kullandı.

‘HESAPLARIN KONTROL EDİLDİĞİ DOĞRU’

“Benim değil, oğlumun ve eşinin hesapları gayrı resmi kontrol edildi. Bu doğru” diyen Akşener, “Benim ve ailemin belediyelerle işi gücü yok. İspat ederlerse politikayı bırakıyorum” dedi.

Advertisement

Partisinde yaşanan istifalara ilişkin konuşan Akşener, 8 kişinin partisinden istifa ettiğini belirterek şöyle konuştu:

“8 milletvekili arkadaşımız o süreç içerisinde ayrıldılar. Ben asla istifa edip giden arkadaşlarımızın hakkında onları inceltecek tek cümle etmemeye gayret ettim. Genel olarak da her giden arkadaş çok ilginç bir şekilde bizi HDP ile eşgüdüm haline getirerek gitti. Ama ilginç olanı şu; ya arkadaş, siz 2018’de CHP’ye yaptığımız ittifak çerçevesi içinde o ittifakın içinde birinci, ikinci sıralardan seçilecek yer olan üçüncü sıralardan ben yazdım.”

‘SEÇİLİRKEN HİÇBİR ŞEY OLMADI…’

“Milletvekili seçilirken hiç HDP ile ilgili herhangi bir endişeniz olmadı mı? Seçilirken hiçbir şey olmadı, sonra nedense birden HDP bu arkadaşların hayatına girdi, çok üzüldüler. Sanki HDP ile bir yakınlığımız varmış gibi…” diyen Akşener şöyle devam etti:

Advertisement

“Her giden arkadaş millete hesap vermek yerine hayal kırıklığına uğrattığı seçmenlere hesap vermek yerine hakaret etmeyi tercih ettiler. Buna rağmen ben bu insanların hakkında konuşmadım. Bu kişilerden biri MHP’ye gitti. ‘Gördüğüm lüzum üzerine’ diyerek… Üç arkadaş AK Parti’ye gitti, diğer arkadaş hiçbir yere gitmedi. Bir arkadaşımız da parti kurdu, bir arkadaşımız da seçime yakın gitti.

Onun niye gittiği hakkında HDP üzerinden konuşmakla beraber halen bir fikrim yok. Bu çerçevede benim hayata, siyasete bakışım insanların durumuna, tutumuna saygı göstermektir. Dolayısıyla bu saygıyı karşı tarafın da size göstermesi gerekir. Bize derken seçmenine göstermesi gerekir. Bunların her biri izaha muhtaç işlerdir.”

Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

Advertisement

* Konuşmalarıma başlamadan önce bugün Ankara’da atanamayan öğretmenlerle ilgili adımların atılması gerekiyor. Gönlümüz bugün Ankara’daki öğretmen kardeşlerimle. Erdoğan’a sesleniyorum bu konuya öncelik verilmeli. Öğretmenler yoksulluk içinde yaşıyor.

* Biz bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Anayasanın ilk 4 maddesini asla tartışmadan, bu ülkeyi refaha ve feraha çıkarmak için bir yolculuğa çıktık.

‘SORULAR ÇOK İNCİTİCİYDİ’

* Dün akşam televizyonlara bakarken Sözcü televizyonunda bir şey gördüm. Sorular çok inciticiydi. Partimizde 8 kişi farklı aralıklarla istifa etti. Demek ki bazı şeyleri anlatmak farz oldu.

Advertisement

* Ben asla istifa edip giden arkadaşlarımız hakkında onları incitecek tek cümle etmedim. Biz hiçbir zaman kavgaya girmedik.

* 2023 seçimlerinde bu ucube sistemden kurtulmak için seçimi kazanmak şarttı. Bu tek adam sistemine Türkiye’nin veda etmesi için elimizden geleni yaptık. Partimiz demokrasiye dair kuruldu. Dün olduğu gibi yine istifalar olacak. Bazılarının yaptığı siyasi dolandırıcılıktır.

‘KAYIP PARA’ İDDİASINA YANIT

* Benim değil, oğlumun ve eşinin hesaplarının kontrol edildiği gayri resmi bildirildi. Bu doğru bir bilgi. Biz ilgili bankaya müracaat ettik, şimdi o gayri resmi bilgi resmi hale gelecek. Buradan dünkü sorulara son bir cevap vereyim, benim, oğlumun, gelinimin, yeğenlerimin, çocukluk arkadaşlarımızın, hiçbirinin bu ülkenin hiçbir belediyesiyle ne AK Parti belediyesiyle ne CHP belediyeleriyle herhangi bir irtibatı, iltisakı, işi, gücü yoktur. Bunu ispat edemeyen şerefsiz oğlu şerefsizdir. İspat edildiği takdirde de ben bu politikayı tümden bırakacağım.

Advertisement

* Buradan belediye başkanlarına sesleniyorum, ben bu işlerde olmadığıma göre, şayet partimizde bu manada iş güç yapan var ise bunlar belediye başkanlarının bilgisi dahilinde midir? Sözcü’de, Halk TV’de, TELE1’de tebessüm edilerek sorulan soruların cevaplarını ben kendimle ilgili verdiğime göre şimdi ilgili belediye başkanlarına sormalarını talep ediyorum.

‘NEBİ HATİPOĞLU’ AÇIKLAMASI

* İstifa edip AK Parti’ye geçen vekile sormuştum “Neden bize geldiniz?” diye. Nebi Hatipoğlu 4 gün sonra AK Parti’ye geçti. Erdoğan bunları görmüyor mu acaba?

‘GİDİP KURBAN KESECEĞİM’

* Hiçbir genel başkan giden arkadaşları için ‘Defolsunlar’ demez. Giden arkadaşlarımızın hepsi için ayrı ayrı üzüldüm ama Allah bizi korumuş. Şimdi gidip bir kurban keseceğim.

Advertisement

* İYİ Parti cumhurbaşkanlığı kazanmak istemeyenlere de karşı çıktı. İYİ Parti toplumun kutuplaştırılmasına karşı çıktı. İYİ Parti Sinan Ateş’e sahip çıktı, bu da herkesi rahatsız etti.

‘7 YIL FETÖ’CÜLÜKLE SUÇLANDIM’

* Milletimiz devleti sokaktan topladı. Ben 7 sene boyunca FETÖ’cü olarak suçlandım. Dosyaya baktığımda kendi sülalemi de öğrenmiş oldum. 7 yıl sonra FETÖ ile herhangi bir şeyim bulunamadı yok. Benim bu konuda ifadem bile yok. İşte Türkiye’de hukukun geldiği nokta bu. Türkiye’yi kutuplaştıranlar, iftiralar Türk kamuoyunun önünde gerçekleşti. (HABER MERKEZİ)

Advertisement
Devamı için tıkla
Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Hatimoğulları’ndan TTB’ye Tam Destek

Ajans65 Tv-Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları ve yöneticiler, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerinin görevden alınmasına tepki göstermek amacıyla TTB’yi ziyaret etti.

TTB Başkanı Fincancı’dan Kararlı Mesaj

Advertisement

TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincan, ziyareti karşılarken, “Bu örgütün geleceği var. Bu örgütün geleceği buralarda arkadaşlar,” diyerek TTB’nin duruşunu ve geleceğe yönelik kararlılığını vurguladı.

Hatimoğulları’ndan Sert Eleştiriler

Eş Genel Başkan Hatimoğulları, ziyarette yaptığı konuşmada, “TTB’ye daha önce yapılan operasyon gününü hatırladım. Ankara’daki bütün demokrasi güçleri, yüreği demokrasiden ve özgürlüklerden yana bütün insanlar buradaydı. Şimdi yine hepimiz buradayız. Bu asla hukuki bir karar değildir; siyasi bir karardır, istibdat rejiminin sonucu olan bir karardır,” şeklinde ifadeler kullanarak, kararı sert bir dille eleştirdi.

Advertisement

İstibdat Rejimine Karşı Dayanışma Çağrısı

Hatimoğulları, “Boyun eğmeyenleri açlıkla, yoksullukla, işsizlikle ve KHK’larla biat ettireceklerini sandılar. Oysa onurlu kamu emekçileri hiçbir şekilde boyun eğmedi, istibdat rejimine geçit vermedi,” diyerek, kararın istibdat rejiminin bir sonucu olduğunu ve bu karara karşı geniş çaplı demokratik mücadele verilmesi gerektiğini belirtti.

Hatimoğulları’ndan TTB’ye Destek Sözü

Advertisement

Konuşmasını “TTB’nin her daim yanındayız. Dayanışma ile bu istibdat rejimini gerileteceğiz,” diyerek sonlandıran Hatimoğulları, TTB’ye yönelik desteğini ve dayanışma sözünü yineledi.

Devamı için tıkla

Hak İhlalleri

TTB Davası: Üyeler Görevden Alındı, Fincancı Direnişe Devam Edecek

Ajans65 TV – Ankara’da, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerinin yargılandığı davada, mahkeme TTB Merkez Konseyi üyelerinin görevlerine son verilmesine karar verdi.

Duruşma, Ankara’nın Dışkapı Adliyesi’nde gerçekleşti ve duruşmaya TTB Merkez Konseyi üyeleri, avukatlar, sendika temsilcileri, meslek örgütü yöneticileri ve bazı siyasi parti milletvekilleri katıldı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerinin görevden alınması talebiyle açılan davanın karar duruşması 31’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Ankara Dışkapı Adliyesi’ndeki duruşmaya görevden alınmaları istenen TTB Merkez Konseyi üyeleri ve avukatlarının yanı sıra sendika temsilcileri, meslek örgütü yöneticileri ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Emek Partisi (EMEP) milletvekilleri katıldı. Hakim, duruşmayı ertelemek isterken, avukatlar ve görevden alınmaları talep edilen TTB Merkez Konsey üyeleri savunma yapmak istedi.

Advertisement

Duruşmada ilk olarak müdafilerin avukatlarından Hülya Yıldırım söz aldı. Yıldırım,  “Geçtiğimiz celse hem TTB hem Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) hem de 24’üncü Ağır Ceza Mahkemesine bir yazı yazılmıştı. 24’üncü Ağır Ceza Mahkemesine yazılan yazı için söz alıyorum. Bu dosyada delil olması gereken unsurlar değildir. 24’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının bekletilmesi gerekiyor, bu nedenle bekletici mesele yapılmasını talep ediyoruz. Yargılamaya devam edilecekse Anayasa’ya aykırı hususlara ilişkin beyanda bulunmak için yeni bir duruşma günü belirlenmesini talep ediyoruz” dedi.

DAVANIN REDDİ İSTENDİ

Advertisement

Avukat Leyla Verda Ersoy da “Bütün dünyanın gözü bu duruşmada ve gözlemci olarak da buradalar. Kimyasal maddelerin silah olarak kullanılmaması yönünde çağrı yapmak, TTB’nin amaç dışı faaliyeti olarak görülmesi mümkün değildir. 2017 yılında çatışmalarda hekim tutumunun ne olduğu konusunda da bir sözleşme güncellemesi var.  Bu nedenlerle davanın reddini talep etmekteyiz” dedi.

NEDEN YARGILANDIKLARINI TEK TEK SAYDI

TTB Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, hak sağlığına yönelik ciddi ve sistematik çalışmalar yürüttüklerinden dolayı iktidar tarafında sindirilmek istenildiklerini belirterek, “Davayı başında beri özenle dinliyorsunuz? Dosyayı okumuş olduğunuz için teşekkür ederiz. Bizim de mesleki anlamda iyi hekimlik örneklerimiz var.  Hak sağlığı alanındaki çalışmalarımız bu örgütümüzün omurgasını oluşturuyor. Yılardır bu nedenle TTB yargılanıyor.  Nedeni halk sağılığı konusunda ödün vermediğimizden dolayıdır. Salgın döneminde toplum sağlığından bahsediyorduk. Bu konuda mücadele veriyorduk. Sağlık Bakanlığı salgında toplam 100 bin kişi yaşamını yitirmiş söyleminde bunulurken, biz TTB olarak 300 binden fazla ölüm tespit ettik. Deprem geçirdik ve yine yetkililer 50 bin kişinin depremde yaşamını yitirdiğini söyledi. Bu tablo da doğru değil. Halen hekim arkadaşlarımız kayıptır. Bununla beraber deprem bölgesinde hava kirliliğine yönelik çalışmalar yaptık. Bizi susturma nedenleri işte budur. Sonunda tamamen susan ve konuşmak istemeyen bir toplumla bizi baş başa bırakmak istiyorlar. İktidar, benden bahsederken ‘her türlü örgütle iletişim halindedir’ söyleminde bulunuyorlar. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Bu suçlama konusu benim üzerimden arkadaşlarıma da dalga, dalga yaylıyor” diye konuştu.

Advertisement

‘KİMYASAL SİLAHA DAİR GÖRÜŞÜM BİLİMSELDİR’

Kimyasal silahın canlı sağlığına zarar verdiğini belirten Fincancı, kimyasal silah kullanıldığı iddialarının araştırılması gerektiğinin altını çizerek, “Bir iddia varsa araştırma yapmak zorundayız. Bu konuda 4 tane kitap yazdım. Basın bu konu hakkında benimle görüşmeyecekte kiminle görüşecek? Bizim hakikat arayışımız delilleri araştırmamız gerekiyor. Örneği İsrail Gazze’de kimyasal silah kullanıyor ve basın bu durumu değerlendirmemi istiyor. Ben de görüntülere baktığımda kimyasal silah kullanıldığını görüyorum. Biz de bu durumu araştırmak istiyoruz. Yaptığım değerlendirme bir kişisel görüş değil bir bilimsel görüştür. Bu durumun bilimselliği nasıl ortaya çıkar? Bağımsız heyetleri oraya gider incelemelerde bulunur. Ben görüntüleri izledim. 3 kişin görüntüleri var. Biri sapasağlam, biri son derece neşeli ve birisi ise kan kusuyor. Ben bu verilere baktığımda bir adli tıp uzmanı olarak değerlendiririm. Bu madde bir silah mıdır yasak silahlar kapsamındadır onu uluslararası kurumalar tespit eder. Bundan daha olağan bir durum olamaz. Tabi ki meslek örgütü olarak biz bu açıklamayı yaparız. Bu benim alanımda uzman olduğumdan dolayı benden görüş alındı. Bu durumu konsey üyeleriyle ilişkilendirilmesi uygun değil” ifadelerini kullandı. 

‘İŞİMİZ HAKİKATİ SÖYLEMEK’

Advertisement

TTB’ye 1998 yılında başladığını dile getiren Fincancı, “Bir hekimin nasıl olması gerekliğini anlatan bir okul oldu. Yalnızca okul değil her türlü faaliyet yürütüyoruz. Öğrenciliğimden bu yana bu örgütün içindeyim. Bizim işimiz hakikati söylemek. Hoşlanmıyorlar diye beni görevden alacaksanız ama ben yine o kapıdan girerim. Kararınız ne olursa olsun, biz emek vermeye devam edeceğiz. Bu örgütün hakkını vermek gerekiyor. Ben TTB’nin getir götür işlerini bile yaparım. Bu benim için her zaman böyledir. Hava ve zamanla değişen bir kimyasal silah söz konusudur ama hangi kimyasal silah olması konusunda araştırma yapılması gerekiyordu” dedi. 

‘DAVA POLİTİKTİR’

Ardından müdafilerin Avukatı Oya Meriç Eyüpoğlu, Fincancı’ya yönelik iktidar eliyle bir linç kampanyasının başlatıldığını belirtti. Eyüpoğlu, yargının TTB üzerinde artık kılıç gibi sallanmasını istemediklerini vurgulayarak, bu davanın politik olduğunu aktardı. Eyüpoğlu, “Bu davada verilecek karar tarihe not düşecek. Fincanı Avrupa’da iken Medya TV’ye bağlandı ve kimyasal silah gündemi hakkında düşüncelerini söyledi. 20 Ekim’de Savunma Bakanlığı dava açtı. Dava açıldığı gibi  TTB kapatılması, ismindeki ‘Türk’ kelimesinin çıkarılması ve Fincancı’nın vatandaşlıktan çıkarılması ile akla hayale gelmeyen şeyler söylendi. Ayrıca Fincancı sosyal medyada gündem oldu. O zaman Avrupa’da gelecekti ısrarda gelme diyenler oldu. Fincancı ‘geleceğim bu ülke benim ülkemdir’ dedi. 26 Ekim 2022 tarihinde ev baskınıyla gözaltına alındı. Gözaltına alınırken polis tarafından canlı yayın yapıldı. Gerçeğe dayalı olmayan birçok haber yapıldı. Nefes alınmaz bir dönem yaşadık. Ertesi gün sabah 06.00 mahkeme sevk edildi ve tutuklandı. Bu yargılama politiktir derken kimse laf olsun diye söylemiyor. Bütün yaşananları yan yana getirdiğimizde bir fotoğrafın toplam parçasıydı. Usul ve hukuka göre karar vermeniz zordur. Davanın reddini talep ediyoruz” diye aktardı. 

Advertisement

TTB MERKEZ KONSEYİ ÜYELERİNİN GÖREVİNE SON VERİLDİ

Duruşma verilen aranın ardından kararın açıklandı. Kararını açıklayan mahkeme heyeti,  TTB Merkez Konsey üyelerinin görevlerine son verilmesine ve 1 ay içerisinde yeni seçimlerini tamamlayarak büyük kongre ile 5 kişilik heyetin görevlendirilmesine karar verdi. 

MAHKEME YENİ ÜYELER GÖREVLENDİRDİ

Advertisement

Mahkeme büyük kongre üyelerinden Bahadır Öztürk, Mustafa Sezai Demirel, Muhammed Çağatay Engin, Ömer Fazıl Çadır, Fazıl Necdet Ardıç’ın görevlendirilmesine karar verdi. 

GÖREVDEN ALINAN ÜYELER 

Görevden alınan üyelerin isimleri şöyle: “TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, TTB İkinci Başkanı Ali İhsan Ökten, Genel Sekreter Vedat Bulut, üyeler Nursel Şahin, Onur Naci Karahancı, Kazım Doğan Eroğulları, Alican Bahadır, Ahmet Karer Yurtdaş, Adalet Çıbık, Aydın Şirin ve Lütfi Tiyekli.”

Advertisement

ADLİYE ÖNÜNDEN SESLENDİLER

Karara ilişkin adliyenin önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada konuşan, TTB Merkez Konsey Başkanı Şebnem Korur Fincancı, bu mücadelenin bitmeyeceğini belirterek, Emek veren tüm dostlar hep yanımdaydınız. Bu mücadele bizim mücadelemizdir. Bu mücadele bitmez. Biz daha öncede söylemiştik, mücadele TTB’nin adıdır. TTB’den bizi söküp atmaz ve gücü yetmez”

‘BU MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ’

Advertisement

TTB içerisinde mücadele vermeye devam edeceklerini belirten Fincancı, Biz her zaman TTB olarak içinde emek vermeye devam ederiz. İçerde de söyledim gerekirse deprem bölgesinde yükleri taşırız, gerekirse de biz üretiriz. Halk sağlığı sorularını hep beraber dile getiririz. Bu görevimizin başındayız. Bu görev hiç sonlanmayacaktır. Burada hep beraberdik. Gelecek arkadaşlarında bu örgütün bütünü içinde bizde hep birlikte örgütün yaptığı çalışmaları daha da büyütmeye sağlayacağız. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Bu mücadeleyi sürdüreceğimizi ve bu mücadelenin de TTB içinde o çatının altında olacağımızı bilmenizi istiyorum

Advertisement

Devamı için tıkla

Emek & Ekonomi

Huawei’nin Ürettiği Araç Göz Kamaştırıyor

Elektrikli araçlar piyasadaki yerlerini alırken, araç üreticilerine Huawei de katıldı. Chery tarafından geliştirilen ve Huawei tarafından tedarik edilen yeni lüks elektrikli sedan Luxeed S7, 28 Kasım itibarıyla Çin’de satışa çıktı.

AJANS65 TV – Elektrikli araçlar araç piyasasındaki paylarını genişletirken, Huawei de elektrikli araç üreticileri arasındaki yerini aldı!  Chery tarafından geliştirilen ve Huawei tarafından tedarik edilen yeni lüks elektrikli sedan Luxeed S7, 28 Kasım itibarıyla Çin’de satışa çıktı.

500 ila 800 km menzil sunan dört farklı donanım seviyesiyle satılacak olan modelin ön satış fiyatı 35 bin dolardan başlayacak.

Lüks araç, göz kamaştırdı. (HABER MERKEZİ)

Advertisement
Devamı için tıkla

Manşet

Manchester United Futbolcuları Maça Giderken!

İngiltere merkezli “Troll Football” isimli web sitesi, paylaştığı video ile Manchester United futbolcuları ile dalga geçti. Bir eşek sürüsünün geçişini, “Manchester United kadrosu, Galatasaray maçı için RAMS parkına gidiyor” şeklinde paylaştı.

Galatasaray- Manchester United maçı öncesi paylaşım yapan Troll Football isimli web sitesi Manchester United futbolcuları ile dalga geçti. Site, geçiş yapan bir eşek sürüsü için, “Manchester United kadrosu, Galatasaray maçı için RAMS parkına gidiyor” yorumunu yaptı. (HABER MERKEZİ)

Advertisement
Devamı için tıkla

Genel

Tutuklu Dilan Polat’tan İlk Röportaj: Dua Ediyorum

5 Kasım’da tutuklanarak cezaevine konulan Dilan Polat, avukatı aracılığıyla verdiği röportajda cezaevindeki günleri anlattı. Cezaevindeki günlerinin nasıl geçtiğini anlatan Polat, Cezaevinde günlerini nasıl geçirdiğini anlatan Polat, bol bol dua ettiğini ve sürekli ağladığını söyledi.

AJANS65 TV – Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi, Vergi Usul Kanunu ile Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi kanunlarına muhalefet” suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında 5 Kasım’da tutuklanarak ceazevine gönderilen Dilan Polat, avukatı aracılığıyla röportaj verdi. Cezaevinde günlerini nasıl geçirdiğini anlatan Polat, bol bol dua ettiğini ve sürekli ağladığını söyledi.

Avukatı Hüseyin Kaya aracılığıyla ilk röportajını Odatv’ye veren Dilan Polat, davanın gidişatıyla ilgili “Ben davanın nasıl gittiğine dair çok bir şey bilmiyorum ama avukatım soruşturmanın normal gittiğini, vergiyle ilgili sorunlarımız olduğunu söylüyor. Davanın nasıl gittiğinden ziyade varsa bizim devletimize bir borcumuz cezası neyse ödeyeceğiz. Bu konuları ihmal etmişiz, bundan dolayı tabii ki mahcubuz” dedi.

‘BURADA GÜNLER ZOR GEÇİYOR’

“Cezaevindeki günleri nasıl geçiyor, koğuş düzeni nasıl?” sorularını yanıtlayan Dilan Polat, “Burada günler zor geçiyor. Zaman zaman çok sakin oluyorum, zaman zaman yoğunlaşıp ağlıyorum. Vaktimin birI) kısmını kendimi anlamakla, tanımakla geçiyor. Gözyaşlarımın bir kısmı özlemden kaynaklanıyor. Buranın iki özelliği var: biri insan inanılmaz sigara içiyor bir de ibadet meselesi ile düşünme meselesi oluyor” ifadelerini kullandı.

Advertisement

Polat ile yapılan röportajın bir kısmı şöyle:

Oğuz Ok: Davanın gidişatı hakkında herhangi bir iyimserliğiniz var mı?

Dilan Polat: Ben davanın nasıl gittiğine dair çok bir şey bilmiyorum ama avukatım soruşturmanın normal gittiğini, vergiyle ilgili sorunlarımız olduğunu söylüyor. Davanın nasıl gittiğinden ziyade varsa bizim devletimize bir borcumuz cezası neyse ödeyeceğiz. Bu konuları ihmal etmişiz, bundan dolayı tabii ki mahcubuz.

Advertisement

O.O.: Geleceğinizi nasıl görüyorsunuz?

D.P.: Gençlikten, bir anda imkan sahibi olmaktan kaynaklanan sorumsuzluklarımız oldu bundan dolayı zaten üzüntülerimizi ve pişmanlıklarımızı dile getiriyoruz. Buradan daha basiretli, daha temkinli ve daha faydalı işler yaparak çıkacağız, öyle dua ediyorum.

‘750 BİN LİRA’ SÖZÜ İÇİN PİŞMAN MI?

O.O.: “Bazen günde 750 bin lira harcıyorum” sözünden dolayı pişmanlığınız var mı?

Advertisement

D.P.: Günlük para harcamam biraz medyayla ilgili. Birkaç kişiyle çekişmemizden kaynaklanan bir şey. Her gün bu kadar para harcanmasının mümkün olmadığını hepimiz biliriz. Bir tarafıyla ortalama bir Türk vatandaşı gibi yaşarken, işimiz gereği ve bu sosyal medyanın vermiş olduğu zihinsel mecburiyetler mi diyeyim sosyal dayatmalar mı diyeyim… Nasıl öyle yapıyorduk, şimdi yavaş yavaş anlıyorum. Yoksa ben savurganlık yapmakta istekli biri değilim ya da şimdi öyle hissediyorum. Tabii bunları hep muhakeme etmeye çalışıyorum bir taraftan. Üzüntü ve zor zamanlar yaşamın yanında her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Daha çok kendimi, daha çok başka insanları tanımaya, bunlardan dersler çıkarmaya çalışıyorum.”

YARDIMCISI ŞULE HAKKINDAKİ İDDİAYA YANITI

O.O.: Yardımcınız Şule’nin sizin montunuzla alışveriş yaptığı iddia edildi. Kendisiyle cezaevine girdikten sonra bir temasınız oldu mu?

D.P.: Bazen birçok şey hatırlamadığım da oluyor. Burada başka başka şeylere yoğunlaştım. Şule ve mont işini tam olarak hatırlayamadım.

Advertisement

KARDEŞİ SILA DOĞU İLE KAVGA İDDİASI

O.O.: Kardeşiniz Sıla Doğu ile cezaevinde kavga ettiğiniz iddia edildi, aynı iddia diğer mahkumlarla aranızda da yaşandığı öne sürüldü. Bu iddialar doğru mu? Diğer mahkumların size bakışı nasıl?

D.P.: İnanın Oğuz Bey, burada insan bir başkasıyla değil, kendi kendisiyle bir kavga içinde oluyor. Doğru ile eğriyi ayırma hususunda yeterli zaman oluyor. Çocuklarım için endişelenmenin dışında hep düşünmek, mukayese etmek ve bunları not almakla zaman geçiyor. Kimseyle bir hır gürümüz yoktur. (HABER MERKEZİ)

Advertisement
Devamı için tıkla

Manşet

HEDEP’ten Van’a çıkarma

HEDEP Eş Genel başkanı Tuncer Bakırhan ve beraberindeki heyet bu gün Van’a geldi. Hitit Oteli’nde karşılanan Bakırhan ve beraberindekiler büyük bir konvoy ile kente giriş yaptılar.

AJANS65 TV – Yerel seçimlere doğru Van’a adeta çıkarma yapan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve beraberindeki heyet Van’a geldi.

Kenti girişindeki Hitit Oteli’nde karşılanan Bakırhan ve beraberindeki heyet, daha sonra yüzlerce araçlık konvoy ile kente giriş yaptılar. HEDEP il binasının bulunduğu Milli Egemenlik Caddesi üzerinde halk ile bir araya gelen bakırhan, daha sonra Cumhuriyet Caddesi’nde esnaf ziyareti yapacağı belirtildi.

Devamı için tıkla

Çok Tıklananlar


KAPAT